Showing posts with label sinir. Show all posts
Showing posts with label sinir. Show all posts

Monday, December 25, 2006

BOYUN FITIGI


BOYUN FITIĞI NEDİR?

Boyunda 7 adet omur cismi bulunur. Yapıları itibariyle bir önceki bölümde anlatılan bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak , omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. Hastada şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı, uyuşma mevcuttur. Zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisinede bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. Hastalığın çok ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelen hastalara rastlanır.
BOYUN OMURLARININ YAPISI:

Kafa tabanından itibaren 7 adet omur cisminden oluşur. Her omur cisminin ortasında , beynin devamı olan omurilik bulunur. Vücudun çeşitli yerlerinden beyine dönen duyular veya beyinden vücuda dağılan emirler omurilik içinde seyreder. Boyun bölgesinde her omur cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar.

Omurgalar arası yastıkçık dediğimiz disk dokusunun dış kısmı (anulus fibrosus) ve iç kısmı (nucleus pulposus ) bulunur. Jelatin kıvamındaki iç kısmın , daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar. Burada dikkat edilmesi gereken ve bel fıtığından başlıca fark, sadece sinirlere değil omuriliğin kendisinede baskı olması sonucu vücudun tamamında kısmi veya tam kuvvetsizlik oluşmasıdır. Omurilik ilk bel omuru hizasında sonlandığından ve alt bel omurları içinde sadece ayağa giden sinirler bulunduğundan , bel fıtığında belirli sinirin dağıldığı alanda felçler görülür

Wednesday, November 15, 2006

BİLEK KANALI HASTALIĞI



El-Bilek kanalı hastalığı, hekimler tarafından çok eskiden beri bilinmektedir. Buna rağmen bir çok hastalıkla karışmakta ve çoğu zaman doğru tanı almadığı için hastalar hekim-hekim dolaşmaktadır. Hastalığın özellikle boyun fıtığı tanısı alarak , ameliyata kadar giden yanlış uygulamalara neden olması dikkati çekmektedir.

Orta yaşı geçen, özellikle kadınlarda, gece ellerim uyuştu diyerek uyanan kişi sayısı o kadar çoktur ki, bir araya gelindiğinde veya doktora başka nedenle gidildiğinde hep söylenir, ama önemsenmez. Yorucu bir günün ardından uyku için sıcak yatağımıza girdiğimizde, gece yarısı ellerden kola yayılan uyuşma veya rahatsız edici bir ağrı hissiyle uyanırsınız, uykunuz kaçar. Dinlenmenin bu en tatlı saatleri kabusa döner. Özellikle geceleri başlayan şikayetler , zamanla gündüz saatlerinde de yaşanmaya başlarsa, artık hayat kabusa dönüşür. Ellerinizle istediğinizi yaparken sanki bir şey tutamaz olursunuz. Geceleri artan bu şikayetler nedeniyle uyku bozukluğu ve depresyonda hastalığın bir parçası olur. Bileği karışık bir anatomik yapıya sahiptir. Parmak ve el hareketlerini sağlayan adele-sinir-damar kompleksi buradan geçerek, dağılır. Median sinir dediğimiz, başparmak ve işaret parmağının hareket ve duyusunu sağlayan bir sinirde bileğin iç yüzünün ortasından geçerek el içinde dallara ayrılır .

Bu sinirin üstü, el bileği hizasında ve kısmende avuç içinde kalın koruyucu özelliği olan bir bandla kaplıdır. Bu koruyucu band , orta yaşlara doğru çeşitli nedenlerle kalınlaşarak, altında kalan ve koruduğu siniri sıkıştırır. Sonuç, özellikle geceleri, elden kola yayılan uyuşma-ağrı, ileri dönemlerde başparmakta ve işaret parmağında kısmi felçler ve uyku bozukluklarıdır. Bu bandın kalınlaşması, çoğu zaman bileğine yük vererek senelerce çalışmaya (daktilo-bilgisayar kullanımı, örgü örme, yoğun ev işleri, oto tamircileri vb.. ) bağlı olarak ortaya çıkar. Menapozla birlikte ortaya çıkan hormonal değişikliklerde hastalığın şiddetini arttırır. Bazen hastalık, şeker hastalığınında bir parçasıdır.

Tanı, hastanın şikayetlerinin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Boyun fıtığı ve kireçlenmesi tanısı konan hastaların bir kısmında , el bilek kanalı hastalığıda mevcut olup, bu duruma çift darlık adı verilir. Hem boyunda omurilik ve sinir kökü sıkışmıştır, hemde el bileği kanalı darlığı mevcuttur. Boyun MR’ı ve ENMG(sinir elektrosu) tetkikleri yapılarak tanı kesinleşir. Hastalık aralıklarla seyreder. Bir dönem çok şikayeti olan hasta , bazen birkaç ay rahatlar. Zamanla şikayetler sürekli hal alır ve gece yoğunlaşan ağrılar, artık gündüzleride ortaya çıkar.

Tedavide, öncelikle bileğin istirahati ve ağrıkesici ilaçlar kullanılır. El bileği atelleri ve düzenli alınan antienflamatuar- analjezikler başlangıçta yeterli olabilir. Bir çok hastaya bilek kanalı çevresine uygulanan kortizon enjeksiyonları , birkaç ay şikayetleri azaltır ve rahatlama meydana getirir. Ancak zaman içinde şikayetler tekrar başlar ve kalıcı çözüm basit bir cerrahi girişimle sinirin serbestleştirilmesidir Lokal anestezi altında, mikroskop kullanılarak el bileğinden avuç içine doğru yapılan 1-2 santimlik bir kesiyle, sinirin üstündeki band kesilerek, sinirin sıkışması ortadan kaldırılır. Bu yöntem kalıcı bir rahatlamaya neden olur. Ameliyat sonrası 3-5 gün el bileği istirahatini takiben , hasta normal yaşantısına döner.

El-bileği kanalı hastalığı çok sık görülmesine rağmen, çoğu zaman tedavisi başka hastalıklarla karışmasından dolayı yapılamamaktadır. Doğru tanıyla kalıcı çözümü olan bu durumdan kurtulmak elimizde. Rahat bir yaşam her insanın hakkı.

Öneriler:

- Daktilo ve bilgisayar kullanırken , zaman zaman ellerinizi istirahat ettirin.
- Ev işlerinde bileğe çok güç binen durumlarda dikkatli olun.
- Gece uykuda el bileği üstüne yatmayın.
- Özellikle geceleri elde uyuşmalarla uyanıyorsanız, uykunuz bölünüyorsa el-bileği kanalı hastalığı başlıyor demektir.
- Tedavisi mümkün olan bu hastalıkta basit bir cerrahi girişim kalıcı çözüm sağlar.