Saturday, November 11, 2006

Eger Birgün

T A N I Ş M A

Eğer bir gün
yüzünün renginden ötürü
çıkarsan mahkemeye,
"Vallahi kalıtımdan oldu" diye,
korkma, ben sana tanıklık ederim.

İnsanların,
yüzlerinin ve gözlerinin rengi başka başka da olsa,
gözyaşlarının rengi hep aynıdır.

Ne bir kelimede anlaştılar,
ne aynı avuçtan su paylaştılar.
Yalnızca gözyaşında,
bir de kahkaha da buluştular.

Yer tanık olsun, gök tanık olsun,
Bütün doğmuşlarla ve doğacaklarla tanışmak mümkün.
Akıllarda ve yüreklerde göz göze geldik bugün.
Bin yıl önceden bana selam söylediler;
Bin yıl önceki anneler, annemden az mı sevdiler?

Üstün Dökmen - 1989

KENDİNE İYİ BAK

"Kendine iyi bak" bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...

"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum."

"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum."

"Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine İyi Bak" gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine İyi Bak " derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.

Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.

"Kendine iyi bak" bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma.

Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?……….

Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak."

"Kendine Iyi Bak" derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.

Friday, November 10, 2006

Katkısal Besinler

Besin Katkı Maddeleri Nelerdir, Bunlar Ne Gibi Sorunlara Yol Açabilirler?


Besinler içine çeşitli amaçlarla katkı maddeleri karıştırılmaktadır. Bu maddeler ya koruyucu ya renklendirici ya da tatlandırıcı olarak konulmaktadır. Besin katkı maddeleri şu şekilde gruplandırılabilir. Antioksidanlar, lezzet vericiler, besin boyaları, koruyucular, tatlandırıcılar ve diğerleri. Bu katkı maddelerini içeren besinlerin etiketleri üzerinde E ile başlayan kod numarası bulunur. “E”nin anlamı bu maddenin Avrupa Topluluğu tarafından onaylandığını gösterir. Koruyucular, antioksidanlar ve asit düzenleyiciler E200 - 321 arasında, besin boyaları E100 - 180 arasında ve kalınlaştırıcılar E322 - 495 arasında kod numarası alırlar. Bu maddeler aleyhinde sık sık kampanyalar açılsa da günümüz tüketici toplumlarında bu maddeler olmadan sağlıklı besin saklamak çok zordur. Genel olarak bu katkı maddelerine karşı sağlıklı insanlarda olumsuz tepkiler çok az olup yaklaşık bin insandan birinde veya daha az sıklıkta görülür.

Bunlar arasında önemli bir yeri olan sülfitler çok sayıda içecek (turşu, patates cipsi gibi), içecek (şarap gibi) ve ilaçta bulunur. Astımlı hastaların yaklaşık olarak yüzde beşinde sülfitlerin yenilmesi sonucu ciddi nefes darlığı oluşmaktadır. Bir diğer önemli katkı maddesi olan monosodyum glutamat yenilmesine bağlı olarak ortaya çıkan “Çin lokantası sendromu” adı verilen hastalıkta genellikle Çin ve Japon yemeklerinin yenilmesinden 15 - 20 dakika sonra baş ağrısı, ensede yanma hissi, bulantı ve kusma görülür. Monosodyum glutamat ayrıca bazı hazır çorbalarda, hazır et ve tavuklarda da bulunmaktadır. Diğer katkı maddeleri özellikle ürtikeri olan kişilerde hastalık belirtilerinin artmasına neden olabilmektedir. Allerjisi olan hastaların, özellikle ürtiker ve atopik dermatitli hastaların, mümkün olduğu kadar taze ve katkı maddesi içermeyen yiyecekler tüketmeleri gereklidir. En sık kullanılan ve tepki yaratan besin katkı maddeleri aşağıda gösterilmiştir.

İnsanlarda Sık Tepki Yaratan Besin Katkı Maddeleri
- Besin boyaları
Tartrazin (sarı boya)
Günbatımı sarısı
Amarant
Parlak mavi
Eritrozin
- Parabenler/Benzoatlar
- Parahidroksi benzoik asit
- Sodyum benzoat
- Nitratlar
- Nitritler
- Monosodyum glutamat
- Sülfitler